Blog

Kürekod'dan Digital Küre'ye: Bir Freelance Hikâyesi

2013'te tek başıma başladığım Kürekod'un freelance web tasarım yıllarından Digital Küre'ye uzanan hikâye: ajanslara kod yazdığım dönem, freelance çalışmanın sınırları ve kurekod.com'u neden yeniden açtığım.

5 dk okuma İbrahim Aslan

Kürekod'dan Digital Küre'ye uzanan hikâye, 2013'te Gaziantep'te tek başıma kurduğum bir freelance web tasarım markasıyla başladı ve 2018'de bir reklam ajansına dönüştü. Bugün Digital Küre ekibiyle 500'ü aşkın projede yer almış olsak da işin temelini o freelance yıllarda öğrendim. Bu siteyi yeniden açmamın nedeni de o birikimi paylaşmak.

2013: Kürekod Web İşleri ve freelance başlangıç

Kürekod'u, o zamanki adıyla "Kürekod Web İşleri"ni, 2013'te Gaziantep Şehitkamil'de kurdum. Başlangıçta ekip yoktu; müşteriyle görüşen, tasarımı yapan, kodu yazan ve siteyi yayına alan aynı kişiydi. Freelance çalışmak, o yıllarda benim için hem bir meslek hem de bir okuldu.

İlk yıllar, her freelancer'ın bildiği gibi, öğrenerek iş yapmakla geçti. Küçük kurumsal siteler, tanıtım sayfaları, başkalarının yaptığı sitelere güncellemeler... Her proje, bir öncekinde öğrendiğim bir şeyi deneme fırsatıydı. Kodu yazarken bir yandan da müşteriyle konuşmayı, teklif hazırlamayı, gerçekçi takvim vermeyi öğreniyordum. Bunların hiçbiri kod kadar kolay öğrenilmiyordu.

Zamanla Kürekod, "freelance web tasarım" aramalarında Türkiye genelinde üst sıralara çıktı ve yıllarca orada kaldı. Bu görünürlük, Gaziantep'ten İstanbul'daki, İzmir'deki, Ankara'daki müşterilere uzaktan hizmet verebilmemin kapısını açtı. Uzaktan çalışmanın bugünkü kadar olağan olmadığı bir dönemde, iyi kurgulanmış bir web sitesinin coğrafyayı nasıl önemsizleştirdiğini kendi işimde görmüş oldum. Müşterilerime yıllardır anlattığım şeyin en somut kanıtı, kendi sitemdi.

2016–2018: kurumsal siteler ve ajanslara kod yazma yılları

2016 ile 2018 arası Kürekod'un en yoğun dönemiydi. Bir yanda doğrudan firmalara iş yapıyordum: kurumsal siteler, tek sayfalı siteler, ürün tanıtım siteleri, mevcut sitelerin güncellenmesi ve zaman zaman özel yazılım gerektiren projeler.

Öbür yanda reklam ajanslarının görünmeyen kodlayıcısıydım. Ajansın tasarımcısı bir tasarımı PSD ya da JPG olarak hazırlıyor, ben onu HTML'e, Bootstrap'e ya da PHP ile çalışan dinamik bir siteye dönüştürüyordum. Adım hiçbir yerde geçmiyor, site ajansın imzasıyla yayına giriyordu. Buna white-label kodlama deniyor ve freelance web tasarımcılar için sessiz ama önemli bir iş kapısı. Bu sürecin teknik tarafını merak edenler için Kürekod blogundaki PSD to HTML nedir yazısı iyi bir başlangıç.

Bu yıllar bana iki şey öğretti. Birincisi, tasarım ile kod arasındaki çevirinin ne kadar kritik olduğu: masaüstünde piksel piksel doğru ama telefonda dağılan bir sayfa, ajansın kendi müşterisi karşısında zor durumda kalması demekti. İkincisi, ajansların içeriden nasıl çalıştığı: brif, sunum, revizyon, teslim. Bu ikinci ders, ileride kendi ajansımızı kurarken en çok işime yarayan şey oldu.

Freelance çalışmanın sınırları

Freelance çalışmayı hâlâ seviyorum ve doğru projede doğru model olduğunu düşünüyorum. Ama bir noktadan sonra sınırlarını da açıkça görmeye başladım.

Tek kişi, tek gün

Freelance bir tasarımcının günü sınırlıdır. Aynı hafta içinde birkaç projenin teslimi, eski müşterilerden gelen acil güncellemeler ve yeni teklif görüşmeleri üst üste bindiğinde, bir şeylerin ertelenmesi kaçınılmaz oluyor. Müşteri bunu hissediyordu; ben de hissediyordum.

Süreklilik sorusu

Kurumsal müşterilerin en haklı sorusu şuydu: "Sen hastalanırsan, tatile çıkarsan ya da bu işi bırakırsan sitemize kim bakacak?" Tek kişilik bir yapıda bu soruya hem dürüst hem de tatmin edici bir cevap vermek zor. Bir site yayına girdikten sonra da yıllarca bakım, güncelleme ve destek istiyor; bu, tek bir kişinin hafızasına ve takvimine emanet edilemeyecek kadar uzun bir süre.

Web sitesinin ötesindeki ihtiyaçlar

Müşterilerim zamanla yalnız web sitesi değil, sitenin ziyaretçi alması için SEO, reklam, sosyal medya ve grafik tasarım da istemeye başladı. Bunların hepsini tek başıma aynı kalitede yapmam mümkün değildi. Ya bu talepleri geri çevirecektim ya da bir ekip kuracaktım.

2018: "Artık Çok Digitaliz!"

2018'de Kürekod blogunda "Artık Çok Digitaliz! Digital Küre Dijital Reklam Ajansı" başlıklı bir yazı yayımladım. O yazı, Kürekod'un birikiminin Gaziantep merkezli bir reklam ajansı olan Digital Küre çatısı altında büyüyeceğinin duyurusuydu.

Değişen yalnız isim değildi. Tek kişilik freelance çalışmanın yerini, farklı uzmanlıkların bir araya geldiği bir ekip aldı. Web tasarımı ve yazılımın yanına e-ticaret, SEO, sosyal medya, grafik tasarım ve prodüksiyon eklendi. Müşterilerin sitelerine nitelikli ziyaretçi getirme ihtiyacı için dijital reklam yönetimi de ajansın temel hizmetlerinden biri oldu.

Freelance yılların alışkanlıkları ise kaybolmadı, ajansın karakterine işledi: müşteriyle doğrudan konuşmak, işin teknik tarafını bilmek, gereksiz süsten hoşlanmamak. Ajansın bugünkü yapısını ve ekibini merak edenler Digital Küre hakkında sayfasına bakabilir.

Bugün: ekip, 500'ü aşkın proje ve Gaziantep

Bugün Digital Küre'nin kurucusu ve dijital strateji direktörü olarak çalışıyorum. Digital Küre ile birlikte kurumsal sitelerden e-ticarete, SEO çalışmalarından reklam kampanyalarına uzanan 500'ü aşkın projede yer aldık. Bu projelerin çoğunda, Kürekod yıllarında tek başıma öğrendiğim derslerin izini görüyorum.

Gaziantep'te geçen yılların ajans tarafındaki hikâyesi, Digital Küre blogundaki Gaziantep'te 10 yıl yazısında anlatılıyor. Bu yazı ise hikâyenin daha eski ve daha kişisel kısmı.

Geriye bakınca: freelance yıllardan kalan üç ders

Bugün ajans tarafında verdiğim kararların çoğunun kökü, Kürekod yıllarında tek başıma karşılaştığım durumlara dayanıyor. Bunları üç maddede toplayabilirim:

  • Müşteri kodu değil, sonucu satın alır. Temiz kod önemlidir, ama müşterinin aklındaki asıl soru sitenin ona iş getirip getirmeyeceğidir. Bu soruyu ciddiye almayan teknik mükemmellik eksik kalır.
  • Yazıya dökülmeyen anlaşma, anlaşma sayılmaz. Kapsamı, revizyon sınırını ve teslim tarihini yazılı hale getirmenin önemini freelance yıllarda, çoğu zaman zor yoldan öğrendim.
  • Site yayına girdiğinde iş bitmez, başlar. Bakım, güncelleme ve destek planı olmayan bir proje, ne kadar iyi teslim edilirse edilsin bir süre sonra yıpranır.

Kürekod'u neden yeniden açtım?

Digital Küre'ye geçtikten sonra Kürekod bir süre sessiz kaldı. Ama freelance web tasarım hakkında soru soran, fiyat araştıran, "freelancer mı, ajans mı?" diye kararsız kalan insanlar hiç azalmadı. Bu sorulara hem freelancer hem de ajans tarafında durmuş biri olarak cevap vermek istedim.

Kürekod bugün bir freelance web tasarım bilgi merkezi. Burada web sitesi yaptırmak isteyen işletmeler için fiyatlardan süreçlere, teknik terimlerden seçim kriterlerine kadar pratik bilgi paylaşıyorum. Yeni projeleri ise artık tek başıma değil, Digital Küre ekibiyle birlikte yürütüyoruz. Böylece freelance çalışmanın doğrudanlığını, bir ekibin sürekliliğiyle birleştirebiliyoruz.

Freelance bir tasarımcıyla mı yoksa bir ajansla mı çalışmanız gerektiğini düşünüyorsanız, freelance web tasarımcı mı, ajans mı yazısı iki tarafta da gördüklerimi özetliyor. Kürekod'un kısa bir tanıtımı için Kürekod kimdir sayfasına da göz atabilirsiniz.

Yazar

İbrahim Aslan · Kürekod ve Digital Küre kurucusu

2013'te Kürekod ile freelance web tasarıma başladı; bu birikimi Gaziantep merkezli Digital Küre Reklam Ajansı'na taşıdı. Web tasarım, yazılım ve dijital strateji üzerine yazıyor.

Projeniz mi var?

Freelance özeni, ajans güvencesiyle.

Web sitenizi Kürekod'un 13 yıllık deneyimi ve Digital Küre ekibiyle hayata geçirin. İhtiyacınızı anlatın, size net bir teklif hazırlayalım.